Gezilecek yerlerGüneydoğu AnadoluTürkiye

Şanlıurfa Balıklı Göl

Şanlıurfa Balıklı Göl

Balıklı Göl- Urfa

 Huzur, tarih ve güzelliği bir arada barındıran Balıklı Göl en fazla turist çeken yerler arasında yer almaktadır. Urfa kalesinin hemen önündedir.

Göl oluşumu ile alakalı pek çok rivayet bulunsa da masal tadında dillere destan efsaneyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Balıklı Göl Efsanesi ; 

Adem’le Havva’nın cennetten kovulduktan sonra geldikleri yer, Hristiyanlığın devlet dini olarak kabul edildiği ilk yer hep aynı adres: Şanlıurfa…

Babil kralı Nemrut din adamlarına bir gece gördüğü rüyayı yorumlatır. Din adamları Nemrut’un rüyasını yakında doğacak çocuklardan birinin onu öldüreceğini söyler. Bunu duyan Nemrut askerlerine o yıl doğacak bütün çocukların öldürülmesini emreder.

Halk arasında bu söylenti duyulmaya başlayınca hamile olan Sara Hatun kaçıp bir mağaraya gizlenir. Sara Hatunun oğlu İbrahim bu mağarada doğar ve büyümeye başlar. Yoldan geçmekte olan askerler gelen sesler üzerine mağaraya girer. İbrahim’i mağarada bulur ve Kral Nemrut’un huzuruna getirirler.

Çocuğu olmayan Nemrut, kararından vazgeçer. İbrahim’i çok sever ve yanına alıp büyütmeye karar verir. Kral Nemrut daha sonra Zeliha adında bir kız çocuğunu da evlatlık edinir.

Nemrut sert ve ketumdur. Putlara tapar ve halkından da putlara tapmalarını ister. İbrahim Peygamber insanların kendi elleriyle yaptıkları bu putların tanrı olmadığını söyler. Nemrut’un evlatlığı Zeliha ona inanır ama Nemrut’tan korktuğu için bunu dile getiremez.

Bir tören günü, herkesin törene gittiği an Hz İbrahim sarayın putlar bölümüne girer ve bir baltayla bütün putları parçalar. Baltayı en büyük putun üstüne asar.

Törenden saraya dönenler bu manzarayı görünce dehşete kapılır ve Kral Nemrut’a haber verir. Rahipler bunu Hz. İbrahim’in yapabileceğini öne sürer.

Kral Nemrut kendi kurduğu bir yargı kuruluyla İbrahim’i yargılar. İbrahim savunmasında; “Görüyorsunuz ya işte balta büyük putun omuzunda. Balta kimdeyse bu işi o yapmıştır” der.

Öfkelenen Kral; “Bir taş parçası baltayı eline alıp bu işi nasıl yapar?” diye haykırınca, İbrahim; “İşte benim anlatmak istediğim de bu… “…Siz kendi ellerinizle yaptığınız bu taş parçalarından medet umuyor, sizi kötülüklerden korumasını bekliyorsunuz. Tanrı diye ona tapıyor, adak adıyor, başınız daralınca ona koşuyorsunuz. Bu gerçekten tanrı ise neden diğerlerini kırmasın!” deyince şaşkınlık geçiren ve daha da öfkelenen Nemrut ve çevresindekiler İbrahim’in üzerine yürür.Nemrut İbrahim’in yakılmasına karar verir.Toplanan odunlar Halil-ürrahman Gölü’nün bulunduğu yere yığılır. Odunlarla kocaman bir dağ meydana getirilir. Nemrut’un kalesinin kuzeyinde iki büyük sütun yaptırılır. Bunlar Urfa Kalesi’ndeki sütunlardır.

İbrahim Peygamber’in bu sütunlar arasına gerilerek halatla ateşe fırlatılması düşünülür. Zeliha gece gündüz babasına yalvarır ama Nemrut’un yüreği yumuşamaz. İbrahim halattan ateşe fırlatılır. Odun yığınlarının ortasına düşer düşmez ateş bir göle dönüşür. Zeliha da İbrahim’e inandığı için, kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde oluşan göle ise Aynzeliha Gölü adı verilir. Halk inanışında göl veya göldeki balıklar kutsal sayılır. Bu balıklara dokunanların öleceği ya da başına bir bela geleceğine inanılır.

Bu efsanevi destan dilden dile yayılarak bugüne gelmiştir. Bu güzel destan Urfa’nın balıklı Göl’üne güzel bir anlam katmıştır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu